Kaz Dağlarından, sofranıza...
3000 TL üzeri siparişlerinizde kargo ücretsiz!
Kurucumuzun Hikayesi

Dünyayı gezerken toprağı düşünmek
Hane Gıda’nın kurucusu Faruk Yar, İstanbul’da doğup büyüdü. Uzun yıllar ticaret, üretim ve ihracat alanlarında çalıştı. Reklam, bilişim, kozmetik ve ev gereçleri sektörlerinde faaliyetlerde bulundu. 70’in üzerinde ülkede ticaret yaptı, 100’den fazla ülkeyi gezdi.
Uluslararası seyahatlerinin büyük kısmını yalnız başına, otomobille yaptı. Bu seyahatlerde toplumların üretim kültürlerini inceledi. Yerel üreticilere ve insanların gıdayla kurduğu ilişkiye ilgi duydu. Çünkü zihninde hep aynı düşünce vardı: Bir gün şehirden ayrılmak ve tarım yapmak.
Çiftçiliğe başka bir yerden bakmak
Özellikle Almanya, Avusturya ve İsviçre’de gördüğü düzenli üretim alanları, teknoloji odaklı bakımlı işletmeler ona tarımın bilgi, planlama ve kalite gerektiren profesyonel bir meslek olduğunu gösterdi.
Bu gözlemler, Türkiye’de de aynı özenle üretim yapılabileceği düşüncesini güçlendirdi. Başka ülkeleri taklit etmek yerine, üretime verilen değeri kendi toprağımız, iklimimiz ve kültürümüzle birleştirmek gerekiyordu.
Hayalden üretime
Henüz zeytinlikler, bağlar, bahçeler ve arılar yokken bu hayalin ilk markası hazırdı. Annane, 2015 yılında bu düşüncenin ilk somut adımı olarak tescil edildi.
Yıllar sonra Bayramiç’e yerleştiğinde hayal gerçek bir üretim alanına dönüştü. Zeytinyağı, bal, sirke, peynir ve farklı ürünler üretmeye başladı. Ticarette edindiği marka, ambalaj, satış ve ihracat deneyimini tarım ve gıda üretimiyle birleştirdi.
Hane Gıda bugün bu birikimin üzerine kuruluyor. Kendi coğrafyamızın ürünlerini dikkatle üretiyor, kalitesini kontrol ediyor ve güçlü bir kimlikle sunuyoruz.
Sahadan kopmayan bir kurucu
Faruk Yar markaları kurup ürünleri geliştirirken sahadan kopmuyor. Arılarla ilgileniyor, gerektiğinde traktöre binip tarla sürüyor, ağaç buduyor, bahçe çapalıyor.
Çünkü insan bilmediği işi yönetemez. Her işin başında profesyonel ekipler bulunsa da Faruk Yar yalnızca talimat vermiyor; üretimin içinde yer alıyor, süreçleri yerinde görüyor ve aktif olarak sahada bulunuyor.
Hane Gıda’nın kuruculuk hikâyesi, dünyayı gezerken toprağı düşünen bir tüccarın, öğrendiklerini kendi coğrafyasının üretim gücüyle birleştirme hikâyesidir.







